ARTIK SENİN ADIN BAŞKA

FOTOĞRAF: haberbg.net

📝  Aylin Özgür


Gece yarısını çoktan geçmişti. Gecenin sessizliğini tek dışarıda esen  poyraz bozuyordu. Rüzgar tüm gücüyle esip önüne kattığı her şeyi savuruyordu. 

Sanki "Siz gidin buradan, buralar temiz olmalı", dercesine. 

Sobada  yanan odunlar bitmiş, oda biraz soğumaya başlamıştı. 


Mahalleli  erkenden uykuya dalmıştı, tüm ışıklar sönmüştü. 

Evlerinde olması gerekenlerden, sadece  yaşlılar ve çocuklar kalmıştı. 

Diğerleri farklı farklı yerlere saklanmıştı. Yaşlılar çok endişeliydi, çocuklar durumun pek farkında değildi henüz. 


Durum oldukça ciddiydi, köylere mektup götüren postacı haber vermişti herkese polis baskınlarını. Bu yüzden herkes her an basılacağız korkusu yaşıyordu. 

Civar köylerde tanklarla askerler gelmişti. Belki halk ayaklanırdı yeni kararlara karşı çıkarlar, diye önlem almak istemişlerdi belli ki. Türklerden korktukları apacık ortadaydı


Komşular duyum almıştı ülkenin hükümeti, tüm Türklerin isimlerini değiştirecekti, sadece o da değil, türkçe konuşmak yasak olacaktı. Nasıl ve hangi sebeple bunu yapmayı uygun görmüşlerdi?


Tüm insanların uykuları kaçmıştı, huzurlu günler artık  geride kalmıştı. 

"Biz kime ne yaptık? Türk olmak ne zamandan beri suç?", diye sorup duruyorlardı.

Kaç yıldır herkesle huzur ve barış içinde yaşıyorlardı. Bu nasıl bir karardı? 


Sabahlar geceden daha soğuktu. Neyse polisler yine gelmemişti. Ne yapacaklarını bilemeyen köylüler işlerini alel acele yapıp çil yavrusu gibi dağılıp saklanmaya gidiyorlardı. Aralarında şifre de belirlemişlerdi. Kimisi ormanın derinliğine kimsenin onları bulamıyacağı, eski maden ocağına saklanmaya, kimisi ise yazın  kilim döşedikleri atölyeye gidiyordu. 


Ertesi  gün işlerini aceleyle yapıp  kaçmaya çalışırken polis ansızın basmıştı köyü. Orman yolundan gelmişlerdi. Kimse onları oradan beklemiyordu o yolu onlar nasıl öğrenmişti ki? Yoksa Türkler birbirini ele mi veriyordu? 


Oldukça kararlı görünen polisler, herkese tek tek açıklama yaptı. "Mecbursunuz, kanunlar ve alınan kararlar var", diyerek insanlara gerekeni yapacağız mesajı verdi. 

Bize zorluk çıkarmayın bizde görevimizi yerine getirmemiz gerek, diye vurgu yaparak herkese  ailecek tek sıra olmalarını istemişti. 


Olan bitenden kimse bir şey anlamamıştı

Bir saat içinde tüm mahallelinin isimleri değişmişti. 

Herkesin farklı ismi ve soy adı vardı artık. 


Rüzgar birden yön değiştirdi o an, fırtına değil kasırga ve durmadan kar yağıyordu acımasızca  tipi halinde. 

Sanki bu yaptığınız iş mi dercesine.. 

Polisler bir yere gidemeyince köylüler de her birini evlerine misafir almıştı. 

Evde ne piştiyse onlarla paylaşmışlardı. Kimseye ağır gelmedi bu misafirler. Onlar hala isim değişikliği şoku yaşıyorlardı. Ama dile getirmeye korkuyorlardı. Herkesin bu durum için kendince bir açıklaması vardı. 


Sabah olduğunda, karın bir metreyi geçen boyunu görünce herkes çok şaşırmıştı. 

Polisler köylülerden kürek ve az ekmek alıp yola koyulmuştu bile. İsim listelerini köyde unutarak. 

Nasılsa kürekleri geri getireceklerdi.

Köyün okumuşları evraklara göz attılar. 

Okudukları bilgilere şaşırıp kalmışlardı

Yıllarca titiz bir çalışma yapmışlardı Türkler hakkında. Kötü bir şey yazmıyordu ama bu kadar detay, ister istemez ürkütmüştü onları. Bu kadar bilgiye onlar ulaşmış olamazdı. 


Nereden bileceklerdi, hükümetin gözünde kendilerini ayrıcılaklı göstermek isteyen Türklerin bu gizli görevi üstlenip Türkler hakkında olan biten her şeyi gidip tek tek anlatmışlardı yıllardır. 


Zamanla, daha farklı yaptırımlar ve kurallar da gelmişti buna camilere kilit vurmaları, bayramların kutlanmaması  ve oruç tutma yasağı da dahil. Oruç tutan birini tespit ederlerse orucunu bozduran yetkililer de olmuştu. Köylere kontrol için farklı memurları gönderen hükümet, yasak ve kuralların ne kadarı uygulanıyor, diye de bilmek istiyordu. 


Kimisi yumurta toplamaya gidiyordu, kimisi kitap dağıtıyordu. 

Hepsinin de görevi iyice gözlem yapıp, üst düzeylere rapor etmekti. 


(Gerçek yaşanmış bir hikaye) 


GEZGİN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

* Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

***
ВАЖНО: Няма да бъдат толерирани нецензурни коментари, расистки изказвания и обидни мнения. Те ще бъдат премахвани.

Съдържанието на HABERBG.NET и технологиите, използвани в него, са под закрила на Закона за авторското право и сродните му права.